Leziz çikolata ve şekerlemelerin bulunduğu, gösterişli fabrikası ile küçük çocukların hatta yetişkinlerin bile hayal dünyasını süsleyen Willy Wonka'nın gençliğine uzanan bu hikâyede, Gene Wilder'ın Willy Wonka ve Çikolata Fabrikası (1971) ve Johnny Depp'in Charlie ve Çikolata Fabrikası (2005) filmlerindeki karakterlerinden farklı bir "Wonka" ile karşılaşıyoruz. 

Yönetmen Paul King'in EW röportajında söylediklerine göre Wonka, bu iki film ile hiçbir bağlantı içermese de orijinal Willy Wonka ve Çikolata Fabrikası (1971) filminden büyük ölçüde etkileniyor. 

"Willy Wonka" (Gene Wilder)

Chalamet'nin performansında, zaman zaman Gene Wilder etkileri görülebilir olsa da Johnny Depp'in şımarık çocuklardan nefret eden rekabetçi Wonka'sından eser yok. 

1971 yapımı filmle büyüdüğünü söyleyen yönetmen, "Willy Wonka'nın o büyülü dünyasını yeniden icat etmek istemedim, çünkü 71 versiyonunun bunu inanılmaz kalıcı ve ikonik bir biçimde gerçekleştirdiğini düşünüyorum. Bu filmin, o filme eşlik eden güzel bir parça olmasını istedim." cümlelerini kullanıyor.

Ünlü çocuk kitabı Paddington'ı iki kez sinemaya uyarlayan başarılı yönetmen, Wonka'nın hikâyesini de Simon Farnaby ile kaleme alan isimlerden bir tanesi. 

Timothée Chalamet ve Paul King

Paul King'in kendi dünyasında, hikâyenin henüz en başında olan Willy Wonka, bu hayatın onu hayal kırıklığına uğratmasına izin vermeyecek kadar hırslı, bardağın her zaman dolu tarafından bakan, iyimser ve hevesli bir genç adam. 

Annesini kaybettikten sonra, önce sihirbazlık yapmak sonra da hayallerinin peşinden gitmek için çikolata ustalığına girişen Willy, hayatındaki birkaç şeyi yoluna soktuktan sonra cebinde kalan bir-iki parça parayla şehre geliyor. Burada yaşamanın ne kadar pahalı olduğunu farkına varan genç adam, konaklayacak yer ararken Bayan Scrubbit ve Bay Bleacher'ın mütevazı oteli ile karşılaşıyor.

"Bayan Scrubbit" (Olivia Colman)

Kendisine ve çikolatalarına son derece güvenen karakterimiz, ertesi gün Galerie Gourmet'ye gidip gösterilerini büyük bir şevkle sergilemeye başlıyor. İnsanlara kendini sevdirip, büyük bir ilgiyle karşılanan Wonka, önceki filmlerden de hatırladığımız "Bay Prodnose", "Bay Fickelgruber" ve "Bay Slugworth" ile, yani üç büyük çikolata şirketinin temsilcileriyle karşılaşınca maalesef işler onun için hiç yolunda gitmemeye başlıyor.

Düşürüldüğü tuzak dolayısıyla on yıl boyunca çamaşırhanede köle olarak çalışmak zorunda kalacağının farkına varan Willy, burada tanıştığı arkadaşlarını kurtarabilmek ve çocukluğundan beri hayalini kurduğu hayata bir adım daha yaklaşabilmek için plan yapmaya başlıyor.

Hikâye, Wonka'nın bilmediğimiz yanlarını ortaya çıkarmaya çabalarken, çamaşırhanedeki diğer arkadaşları "Noodle", "Abacus", "Piper", "Larry" ve "Lottie"nin hikâyelerine de odaklanarak şehir hayatının yozlaşmış noktalarına da dikkat çekmeye özen gösteriyor.

Slugworth, Fickelgruber ve Prodnose dükkanlarının sahibi olan, "çikolata mafyaları" olarak tanımlayabileceğimiz bu adamların, kötü ve sıradan ürünleriyle kazandıkları servetlerini koruyabilmek için zorbaladıkları rakipleri ve polislere verdikleri rüşvet, filmin gerçek hayata bağlılık konusunda başarıyla işleyebildiği noktalar olmuş denebilir.

Timothée Chalamet'nin kendine has ve eğlenceli Wonka tasviri, gerçekten çok keyifli vakit geçirmenize neden oluyor. Mükemmel bir sese sahip olmasa bile, bir müzikal filmin hakkını verebilecek kadar başarılı bir performans sergilediği söylenebilir.

İlk dakikalardaki "Singin' in the Rain" (1952) göndermesi de gerçekten başarılıydı.

Ancak, filmin ikinci yarısı bu keyifli öyküyü koskocaman bir curcunaya çeviriyor.

Anlamsız aksiyon sahnelerinin ve gereksiz gürültünün arasında sıkışıp kalmış Wonka'nın, aşırı hayalperestliği de bir süreden sonra can sıkmaya başlıyor. Atmosfer, kostüm, makyaj, dekor ve performanslar son derece yeterli olsa da senaryonun, kötü bir dünya ile Wonka'nın aşırı optimistliği arasında sağlıklı bir denge kuramayışı, sizi de bu gürültülü dünyanın içerisinde bırakıyor.

Oyuncu kadrosunda efsane isimler bulunduran filmde, Timothée Chalamet'ye; Olivia Colman, Rowan Atkinson, Sally Hawkins, Matt Lucas, Matthew Baynton, Calah Lane, Keegan Michael Key, Paterson Joseph ve Hugh Grant gibi isimler eşlik ediyor. 

Hugh Grant'ın "Oompa Loompa"sı ise, filmin açık ara en güzel detaylardan birisiydi.

Nihayetinde, her anını dolu dolu işlemeye özen gösteren, hatta kimi zaman izlerken yorulmanıza neden olan, her konuda aşırıya kaçmayı başaran Wonka, tüm eksiklerine rağmen, bittiğinde yüzünüzde kocaman bir gülümseme bırakmayı da başarıyor.

Ve tabii bunlara şarkı söyleyebilen yetenekli oyuncular da eklenince, tadından yenmeyecek kadar büyük bir paket Wonka çikolatası ortaya çıkıyor. (O kadar büyük bir paket ki, bir süre sonra şeker komasına girmiş kadar oluyorsunuz.)

Willy Wonka'nın yolculuğunun devam edeceği bir başka film gelir mi, bilinmez. Ancak bu filmin, Gene Wilder'ın Willy Wonka'sının devam hikâyesine, çok tatlı bir başlangıç yaptığı kesinlikle söylenebilir.


Yaren’in Köşesi
muggle’lar mı? onlar hiçbir şey görmezler ama çatal batırırsan hissederler. merhaba, ben Yaren. çocukluğumdan beri tutkunu olduğum fantastik dünyalara, filmlere, kitaplara, dizilere ve çizgi romanlara dair videolar yapıyorum. ben bu videoları yaparken çok eğleniyorum, eğer siz de bana eşlik etmek isterseniz, kanalımı takip edebilirsiniz :)
Paylaş