Disney ve Lucasfilm’in büyük umut bağladığı The Mandalorian and Grogu, Kuzey Amerika gişesinden 102 milyon dolar hasılat elde ederek zirveye yerleşti. Film, üç günlük açılış hafta sonunda 82 milyon dolar toplarken, pazartesi tatiliyle birlikte bu rakam beklentilere paralel şekilde 102 milyona ulaştı.

Her ne kadar pandemi sonrası dönemde 100 milyon dolar barajını aşmak önemli bir başarı olarak görülse de, bazı sektör analistleri sonuçlara temkinli yaklaşıyor. Çünkü Star Wars markası hâlâ Hollywood’un en büyük sinema evrenlerinden biri olarak değerlendiriliyor ve bu açılış, Disney’in 2012’de Lucasfilm’i satın almasından bu yana serinin en düşük başlangıcı olarak kayıtlara geçti. Daha önce bu unvan, 2018 yapımı Solo: A Star Wars Story'ye aitti.

Ancak The Mandalorian and Grogu için tablo tamamen karanlık değil. Yaklaşık 165 milyon dolarlık daha kontrollü bir bütçeyle çekilen yapım, izleyiciden oldukça olumlu geri dönüşler aldı. Jon Favreau imzalı film CinemaScore çıkış anketlerinden “A-” notu alırken, bu sonuç 2019’daki The Rise of Skywalker'ın “B+” derecesinin üzerinde yer aldı. Pedro Pascal’ın yeniden Din Djarin karakterine hayat verdiği hikâye, İmparatorluk sonrası galakside geçiyor ve Grogu ile Mandalorian’ın yeni macerasını konu alıyor.

“Mando’nun Hutt’larla ve Büyük Perdeyle İmtihanı”: ‘Star Wars: The Mandalorian and Grogu (2026)’ Film İncelemesi
Televizyonun güvenli sığınağından sinema salonlarına taşınan bu macera, nostalji ile sinematik hırs arasında sıkışan ikilemleriyle ‘Star Wars’ evrenine hem tanıdık bir nefes hem de aşılması gereken yeni sorular bırakıyor.

Uluslararası pazarda ise film üç günde 64 milyon dolar hasılat elde etti. Böylece küresel açılış toplamı dört günlük tatil periyodunda 165 milyon dolara ulaştı.

Obsession sürprizi: ikinci haftasında yüzde 30 artış

Hafta sonunun en dikkat çekici başarı hikâyelerinden biri ise Focus Features imzalı korku filmi Obsession oldu. İlk hafta sonunda 16 milyon dolarla güçlü bir açılış yapan yapım, ikinci hafta sonunda adeta ivme kazandı. Film, üç günlük süreçte 22 milyon dolar, Memorial Day tatili boyunca ise yaklaşık 28,2 milyon dolar hasılat elde etti.

Bu sonuç, ilk hafta sonuna göre yüzde 30’luk bir artış anlamına geliyor ki geniş gösterimdeki bir film için son derece nadir görülen bir durum. Şu ana kadar Kuzey Amerika’da 58,5 milyon dolar kazanan Obsession, dünya genelinde ise 74 milyon dolara ulaştı.

YouTube kökenli yönetmen Curry Barker’ın yönettiği film, sevdiği kişiyi kazanabilmek için şeytani bir anlaşma yapan umutsuz bir gencin hikâyesini anlatıyor. Eleştirmenlerden ve seyircilerden güçlü destek alan yapım, korku türünün yılın en büyük sürprizlerinden biri olma yolunda ilerliyor.

Michael gücünü koruyor

Memorial Day haftasında dikkat çeken bir diğer yapım ise Michael oldu. Michael Jackson biyografisi, vizyondaki beşinci hafta sonunda bile güçlü performansını sürdürerek dört günlük tatilde 25,7 milyon dolar kazandı. Filmin dünya çapındaki hasılatı şimdiden 788 milyon dolara ulaştı ve yapımın kısa süre içinde Bohemian Rhapsody'yi geride bırakarak tüm zamanların en yüksek hasılat yapan müzikal biyografisi olması bekleniyor.

“Runway’de Yeni Dönem”: ‘Şeytan Marka Giyer 2’ (2026) Film İncelemesi
Miranda Priestly, Emily Charlton ve Andy Sachs’i yirmi yıl sonra bir araya getiren film, yalnızca bir devam hikayesi değil, değişen medya düzenine ve büyümenin getirdiği gerçekliklere dair doğru bir yüzleşme sunuyor.

Öte yandan The Devil Wears Prada 2 dünya genelinde 604 milyon dolara ulaşırken, aile dostu gizem filmi The Sheep Detectives de düşük düşüş oranıyla gişedeki istikrarlı performansını sürdürdü.

“Bir Efsanenin Ağırlığı Altında Ezilmek”: ‘Michael (2026)’ Film İncelemesi
Büyük beklentilerle gelen ‘Michael’, dağınık anlatısı ve yüzeysel karakterleriyle hayal kırıklığı yaratırken, Jaafar Jackson’ın olağanüstü performansı filmi tek başına ayakta tutmayı başarıyor.

Kaynak: Variety

Paylaş