Bir dizinin merkezindeki karakter, hikâyenin temelini oluşturan unsurlardan biridir. Özellikle uzun soluklu yapımlarda izleyici, yıllar boyunca aynı karakterlerin hayatlarını takip eder ve onların yaşadığı değişimlere tanıklık eder. Bu nedenle ana karakterlerden birinin diziden ayrılması, yalnızca oyuncu kadrosunda yaşanan bir değişiklik olarak kalmaz; hikâyenin yönünü, karakterler arasındaki ilişkileri ve dizinin genel dinamiğini de etkileyebilir. Bazı yapımlar bu değişimin ardından yeni bir merkez oluşturarak yoluna devam ederken bazıları eski dengesini korumakta zorlanır.
Oyuncuların dizilerden ayrılmasının arkasında farklı nedenler bulunabilir. Kimi zaman oyuncunun kendi kararı, kimi zaman yapım ekibiyle yaşanan anlaşmazlıklar, kimi zaman da hikâyenin gerektirdiği bir gelişme bu ayrılığı beraberinde getirir. Ancak neden ne olursa olsun, özellikle başrol konumundaki karakterlerin hikâyeden çıkışı, dizinin sonraki bölümlerinde kendini belirgin biçimde hissettirir. İşte hikâyeleri devam ederken ana karakterlerinden ayrılan ve bu değişimin ardından yollarına farklı şekillerde devam eden on dizi.
Two and a Half Men – Charlie Harper

Charlie Sheen’in canlandırdığı Charlie Harper, Two and a Half Men’in ilk sekiz sezonu boyunca dizinin merkezindeki karakterdi. Alkol, kadınlar ve sorumluluktan uzak yaşam tarzıyla Charlie, dizinin komedisinin büyük bölümünü taşıyordu. Sheen’in dizinin yaratıcısı Chuck Lorre ile yaşadığı sorunların ardından yapımdan ayrılması, karakterin de hikâyeden çıkarılmasına yol açtı.
Charlie’nin gidişiyle birlikte dizi, onun yerine Ashton Kutcher’ın canlandırdığı Walden Schmidt’i yerleştirdi. Dizi birkaç sezon daha devam etse de Charlie’nin ayrılığı, Two and a Half Men için açık bir dönüm noktası oldu.
Scrubs – J.D.

Zach Braff’ın canlandırdığı John Michael “J.D.” Dorian, Scrubs'ın anlatıcısı ve hikâyenin ana karakteriydi. Sacred Heart Hastanesi’nde doktor olarak çalışmaya başlayan J.D.’nin mesleki gelişimi, arkadaşlıkları ve ilişkileri dizinin temelini oluşturdu.
Braff, sekizinci sezonun ardından diziden büyük ölçüde ayrıldı. Ancak Scrubs burada bitmedi; dokuzuncu sezonda yeni bir grup tıp öğrencisinin merkezine geçen dizi, bir bakıma yeni bir başlangıç yapmaya çalıştı. J.D. kısa süreliğine geri dönse de dokuzuncu sezon, önceki sekiz sezonun devamından çok yeni bir versiyon olarak değerlendirildi.
Once Upon a Time – Emma Swan

Jennifer Morrison’ın canlandırdığı Emma Swan, Once Upon a Time'ın merkezindeki karakterdi. Masal karakterlerinin gerçek dünyada yaşadığı Storybrooke’a gelişiyle başlayan hikâyenin büyük bölümü Emma’nın ailesi ve kendi geçmişi etrafında şekillendi.
Morrison, dizinin altıncı sezonunun ardından ana kadrodan ayrıldı. Once Upon a Time ise Emma’nın ayrılığından sonra da iki sezon devam etti ve hikâyenin merkezini başka karakterlere kaydırdı. Morrison final bölümünde Emma olarak yeniden ekrana gelerek dizinin başlangıcından beri takip edilen karakterlerden birine veda etme fırsatı sundu.
ER – Doug Ross

George Clooney’nin canlandırdığı Dr. Doug Ross, ER'ın en tanınan karakterlerinden biriydi. Chicago County General Hastanesi’nin acil servisinde çalışan Ross, özellikle çocuk hastalara karşı duyarlılığı ve kurallara fazla bağlı olmayan yaklaşımıyla dizinin diğer doktorlarından ayrılıyordu. Karakterin Carol Hathaway ile ilişkisi de dizinin ilk sezonlarının öne çıkan hikâyelerinden biriydi.
Clooney, dizinin beşinci sezonunun sonunda ER'dan ayrıldı. Doug Ross’un Carol ile birlikte Seattle’a taşınmasıyla karakterin hikâyesi sonlandı. Clooney’nin ayrılığı, dizinin sonraki sezonlarda yeni karakterlerle yoluna devam etmesini engellemedi ancak Ross, ER'ın ilk döneminin en hatırlanan karakterlerinden biri olarak kaldı.
The Last of Us – Joel Miller

Pedro Pascal’ın canlandırdığı Joel Miller, The Last of Us'ın ilk sezonunun merkezindeki karakterdi. Ellie’yi kıyamet sonrası Amerika’da güvenli bir bölgeye götürmekle görevlendirilen Joel'un yolculuğu, zamanla basit bir koruma görevinden baba-kız ilişkisini andıran bir bağa dönüştü.
İkinci sezonda Joel’un hikâyesinin sona ermesi, dizinin yönünü de değiştirdi. The Last of Us, Joel’un ardından Ellie’yi merkeze alarak devam etti ve ilk sezondaki ilişki dinamiğinden farklı bir anlatı kurdu. Bu nedenle Joel’in ayrılığı yalnızca bir karakter değişimi değil, dizinin merkezinin de değişmesi anlamına geldi.
Shameless – Fiona Gallagher

Emmy Rossum’un canlandırdığı Fiona Gallagher, Shameless'ın merkezindeki Gallagher ailesinin en önemli karakterlerinden biriydi. Kardeşlerine bakmak zorunda kalan Fiona, ailesinin sorumluluğunu üstlenirken kendi hayatını kurmaya çalışan bir karakter olarak dizinin ilk sezonlarından itibaren öne çıktı.
Rossum, dokuzuncu sezonun ardından diziden ayrıldı. Fiona’nın Chicago’dan ayrılması, Gallagher ailesinin hikâyesinde önemli bir değişiklik yarattı. Dizi üç sezon daha devam etti ancak Fiona’nın yokluğu özellikle ailenin günlük düzeninde kendisini belirgin biçimde hissettirdi.
That ’70s Show – Eric Forman

Topher Grace’in canlandırdığı Eric Forman, That ’70s Show'un ana karakterlerinden biriydi. Arkadaş grubunun merkezinde yer alan Eric, özellikle Donna ile ilişkisi ve ailesiyle yaşadığı sorunlar üzerinden dizinin hikâyesinde önemli bir yere sahipti.
Grace, dizinin yedinci sezonunun sonunda ayrıldı. Eric’in Afrika’da öğretmenlik yapmaya gitmesiyle karakter diziden çıkarıldı. Dizi, sekizinci sezonunda yeni karakterlerle devam etti ancak Eric’in yokluğu özellikle arkadaş grubunun dinamiğini değiştirdi. Grace daha sonra final bölümünde karakterine kısa süreliğine geri döndü.
The Office – Michael Scott

Steve Carell’ın canlandırdığı Michael Scott, The Office'in ilk yedi sezonunun tartışmasız merkezindeydi. Dunder Mifflin’in Scranton şubesindeki yöneticiliği kadar çalışanlarla kurduğu tuhaf ilişkiler de dizinin mizahının temelini oluşturuyordu.
Carell’in yedinci sezonun ardından diziden ayrılmasıyla Michael da Scranton’dan ayrıldı. Karakterin yerine uzun süre tek bir isim geçirilmek yerine farklı yöneticiler kullanıldı ve dizi iki sezon daha devam etti. The Office, Michael olmadan da başarılı olsa da karakterin yokluğu dizinin son döneminin en çok hissedilen değişikliklerinden biri oldu.
The Vampire Diaries – Elena Gilbert

Nina Dobrev’in canlandırdığı Elena Gilbert, The Vampire Diaries’in merkezindeki karakterdi. Elena’nın vampirlerle ve doğaüstü dünyayla tanışmasıyla başlayan hikâye, dizinin ilk altı sezonunun temelini oluşturdu. Dobrev’in altıncı sezonun ardından diziden ayrılmasıyla Elena da hikâyeden çıkarıldı.
Karakter, Bonnie Bennett ile arasındaki büyü nedeniyle uykuya yatırıldı ve böylece ileride geri dönmesinin önü açık bırakıldı. Dizi Elena olmadan iki sezon daha devam etti. Dobrev final bölümünde kısa bir dönüş yaparak karakterinin hikâyesine son noktayı koydu.
The Walking Dead – Rick Grimes

Andrew Lincoln tarafından canlandırılan Rick Grimes, The Walking Dead denildiğinde akla gelen ilk karakterlerden biriydi. İlk bölümden itibaren hikâyenin merkezinde yer alan Rick, zombi kıyametinin ortasında ailesini ve grubunu korumaya çalışan bir şerif olarak başladı ve zaman içinde grubun liderine dönüştü.
Lincoln, dizinin dokuzuncu sezonunda yapımdan ayrıldı. Rick’in öldüğü düşünülse de karakterin aslında hayatta kaldığı daha sonra ortaya çıktı. The Walking Dead Rick olmadan uzun süre devam etti ve karakter, daha sonra The Walking Dead: The Ones Who Live dizisiyle hikâyeye geri döndü.

Yorumlar