Las Vegas’ta düzenlenen CinemaCon’da görücüye çıkan As Deep as the Grave, sinema dünyasında hararetli tartışmalara yol açacak bir adımla gündemde. 2025 yılında gırtlak kanseriyle verdiği mücadelenin ardından hayatını kaybeden Val Kilmer, filmdeki performansıyla yapay zekâ aracılığıyla yeniden beyazperdede yer alıyor.
Ailenin onayıyla gelen "dijital" performans
Filmin senarist ve yönetmeni Coerte Voorhees ile yapımcı John Voorhees, Kilmer’ın canlandırdığı Father Fintan karakterinin çekimler sırasında oyuncunun sağlık durumu nedeniyle tamamlanamadığını belirtiyor. Katolik bir rahip ve aynı zamanda Yerli Amerikalı bir spiritüalist olarak tasarlanan karakter, generatif yapay zekâ teknolojisi kullanılarak filme entegre edildi.

Yapım ekibi, sürecin Kilmer’ın ailesi ve mirasçılarıyla tam iş birliği içinde yürütüldüğünü vurguluyor. Oyuncunun kızı Mercedes Kilmer’ın da desteğiyle arşiv görüntüleri ve kayıtlar kullanılarak performans oluşturuldu. Üstelik Kilmer’ın karakterinin filmde bir saatten fazla süreyle yer alacağı açıklandı.
Mercedes Kilmer yaptığı açıklamada, babasının yeni teknolojilere her zaman hikâye anlatımını genişleten araçlar olarak yaklaştığını belirterek, bu projenin onun vizyonuna uygun olduğunu ifade etti.
Hollywood’da etik tartışma

Yapay zekânın oyunculuk mesleğini tehdit edebileceğine dair endişelerin arttığı bir dönemde gelen bu hamle, sektörde etik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Yapımcılar ise teknolojiyi yalnızca zorunluluk ve Kilmer’ı projeye dâhil etme arzusu nedeniyle kullandıklarını savunuyor.
Prodüksiyonun, SAG-AFTRA yönergelerine uygun hareket ettiği ve Kilmer’ın mirasına gerekli ödemenin yapıldığı da özellikle vurgulanıyor. Yapım ekibi, sürecin maliyet düşürme amacı taşımadığını, aksine sanatsal bütünlüğü koruma hedefi taşıdığını belirtiyor.
Epik bir tarih anlatısı
As Deep as the Grave, Amerika’nın ilk kadın arkeologlarından Ann Axtell Morris’in Arizona’daki Canyon de Chelly kazılarını konu alıyor. Fragmanda dramatik uçurum kazıları, düzlükte koşan bufalolar ve azgın sulardan geçmeye çalışan bir otomobil gibi epik sahneler öne çıkıyor.

Filmde ayrıca Abigail Lawrie, Tom Felton, Abigail Breslin, Tatanka Means, Jacob Fortune-Lloyd, Wes Studi ve Finn Jones gibi isimler yer alıyor.
Kilmer’ın farklı yaş dönemlerinde, kimi zaman hayaletimsi bir figür, kimi zamansa genç ve karizmatik bir rahip olarak görüldüğü fragman, sinema teknolojisinin ulaştığı noktayı gözler önüne sererken, izleyiciyi de şu soruyla baş başa bırakıyor: Ölümden sonra gelen bir performans, aslen kime aittir?
Kaynak: Variety

Yorumlar