Maggie Gyllenhaal’ın yazıp yönettiği The Bride!'dan resmi fragman yayınlandı. Jessie Buckley, Christian Bale, Annette Bening, Peter Sarsgaard, Jake Gyllenhaal ve Penélope Cruz’un başrollerini paylaştığı film, 6 Mart 2026’da sinemalarda gösterime girecek.
Gelin artık yan karakter eğil
Frankenstein külliyatında Gelin karakteri, her zaman hikâyenin en çarpıcı ama en haksızlığa uğramış figürlerinden biri oldu. Kısa bir anda ortaya çıkıp popüler kültüre kazınan bu karakter, ironik biçimde kendi adını taşıyan hikâyede bile gerçek bir yaşama hiç sahip olamadı. The Bride! ise bu adaletsizliği güncellemekten ziyade tamamen reddediyor ve anlatının merkezine, başkasının hikâyesini tamamlamak için yaratılmış ama kendi hikâyesini hiç yaşayamamış bir karakteri yerleştiriyor.
Bir görüntüyle başlayan takıntı

Maggie Gyllenhaal’a göre bu proje The Lost Daughter’ın ardından bilinçli bir uyarlama arayışının sonucu olarak ortaya çıkmaktan yana her şey zihninden atamadığı tek bir imajla başladı. Yönetmen, kendisine önerilen sayısız fikir ve fikrî mülkiyet arasında hiçbirinin tutmadığını, ta ki o görüntüyle yeniden karşılaşana kadar böyle anlattı:
“Beni yakalayan şey bu imaj diyebilirim. Bir dövme gördüm ve dedim ki, ‘Bu karakteri gerçekten hiç izledim mi?’ Görüntüyü biliyordum, karakteri biliyordum ama hikâyesini bilmiyordum.”
Üç dakikalık bir etki, sessiz bir isyan

Gyllenhaal, The Bride of Frankenstein’ı yeniden izlediğinde başlık ile anlatılan hikâye arasındaki kopukluğun kendisini sarstığını söylüyor. Elsa Lanchester’ın yalnızca üç dakikalık, üstelik diyalogsuz performansıyla bu kadar güçlü bir etki yaratmasını şöyle yorumluyor:
“Çünkü o karakter uyanıyor ve ‘hayır’ diyor. Temelde yaptığı şey bu. Ve bu, alışılmadık derecede güçlü.”
The Bride! da tam olarak bu noktaya baskı uyguluyor.
1930’lar Chicago’sunda doğan kaos

Film, 1930’ların Chicago’sunda geçiyor. Christian Bale’in canlandırdığı yalnız Frankenstein, kendisine bir eş yaratılması için çığır açıcı bilim insanı Dr. Euphronious’a başvuruyor. İkili, öldürülmüş genç bir kadını hayata döndürüyor ve Jessie Buckley’nin hayat verdiği Gelin doğuyor. Ancak hikâye burada durmuyor; cinayetler, ele geçirilmiş bedenler, radikal bir kültürel hareket ve kanun kaçağı âşıklarla birlikte anlatı hızla kontrolden çıkıyor.
Kaynak: The Playlist

Yorumlar