Hollywood’da yapay zekâ tartışmaları hız kesmeden sürerken, sinema tarihinin en saygın isimlerinden biri olan Martin Scorsese’nin teknolojiye verdiği destek sektörün dikkatini üzerine çekti. 83 yaşındaki yönetmen, yapay zekâ şirketi Black Forest Labs’in danışmanları arasına katılarak yaratıcı süreçlerde bu teknolojinin kullanımına açık olduğunu gösterdi.

Scorsese, yaptığı açıklamada sinemanın henüz yaklaşık 125 yıllık genç bir sanat dalı olduğunu vurgulayarak, yeni teknolojilere karşı açık fikirli olunması gerektiğini söyledi. Ünlü yönetmen, şirketin geliştirdiği FLUX üretken yapay zekâ modellerini sahne taslakları ve storyboard çalışmalarında kullandığını da belirtti.

Hollywood’un büyük isimleri yapay zekâya sıcak bakıyor

Scorsese, yapay zekâ ile çalışan ilk Oscar ödüllü yönetmen değil. Daha önce Avatar serisinin yaratıcısı James Cameron da Stability AI’ın yönetim kuruluna katılmış ve teknolojinin büyük bütçeli yapımların maliyetlerini düşürme potansiyeline dikkat çekmişti.

Avatar filminin çekimlerinden James Cameron ve Sam Worthington

Öte yandan Steven Soderbergh, Cannes Film Festivali’nde gösterilen John Lennon: The Last Interview belgeselinde yapay zekâ araçlarından yararlanarak bazı sekanslar oluşturdu. Yönetmen, bu sahnelerin geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilemeyeceğini savunurken, teknolojiyi sinemanın yaratıcı araçlarından biri olarak gördüğünü ifade etti.

Bu gelişmeler, Hollywood’un üst düzey yaratıcı isimlerinin yapay zekâyı yalnızca deneysel bir araç olarak değil, üretim süreçlerinin doğal bir parçası olarak değerlendirmeye başladığını gösteriyor.

Düşük maliyet ve hızlı üretim vaadi

Yapay zekâya yönelik ilginin en önemli nedenlerinden biri, film yapım süreçlerini hızlandırma ve maliyetleri azaltma potansiyeli. Sektörde faaliyet gösteren bazı şirketler, yapay zekâ destekli araçların çekim sürelerini yüzde 60 ila 70 oranında kısaltabileceğini öne sürüyor.

Storyboard çalışması.

Son dönemde çekilen bazı projelerde sanal arka planların dakikalar içinde oluşturulması, daha küçük ekiplerle daha kısa sürede çekim yapılabilmesi ve ön hazırlık süreçlerinin hızlanması dikkat çekiyor. Yapımcılar ve stüdyolar açısından bu durum, artan bütçe baskılarına karşı önemli bir çözüm olarak görülüyor.

Yapay zekâ destekçileri, teknolojinin iş kayıplarına yol açmaktan çok daha fazla projenin hayata geçirilmesine olanak sağlayabileceğini savunuyor.

Sektördeki direnç devam ediyor

Frankenstein filminin çekimlerinden Guillermo Del Toro ve Jacob Elordi

Bununla birlikte Scorsese’nin hamlesi, Hollywood’da yapay zekâ konusunda tam bir fikir birliği olduğu anlamına gelmiyor. Guillermo del Toro, üretken yapay zekâya karşı çıkan isimlerin başında geliyor. Ünlü yönetmen, sanatın bir uygulama aracılığıyla üretilemeyeceğini savunarak bu teknolojiyi sert sözlerle eleştirmişti.

Steven Spielberg ise yapay zekânın yaratıcı süreçte yalnızca yardımcı bir araç olması gerektiğini düşünüyor. Yönetmene göre hiçbir algoritma insan ruhunun ve duygularının yerini alamaz.

Christopher Nolan da yönetmenlerin eserleri üzerindeki kontrolünü koruması gerektiğini vurgulayarak, yapay zekânın sektör üzerindeki etkilerinin dikkatle değerlendirilmesi çağrısında bulunuyor.

Scorsese’nin Black Forest Labs ile kurduğu ortaklığın sinema tarihinde dönüm noktası mı yoksa geçici bir gelişme mi olacağı henüz bilinmiyor. Ancak görünen o ki yapay zekâ, Hollywood’un geleceğini şekillendirecek en önemli tartışma başlıklarından biri olmaya devam edecek.

Kaynak: Variety

Paylaş