Disney+’ın büyük umutlarla başlattığı Daredevil: Born Again, yedinci bölümüyle birlikte sezonun en büyük kırılma noktalarından birini yaşadı desek yeri. Karanlık atmosferi ve psikolojik gerilimiyle dikkat çeken bölümümüzde, Matt Murdock’un hem bir avukat olarak hem de maskeli bir adalet savaşçısı olarak varoluş mücadelesi daha da derinleşti ve Netflix dizisi de dahil olmak üzere, serinin en etkileyici kötülerinden biri olarak karşımıza çıkan Muse’un beklenmedik sonu izleyicileri şok etti. 

👨‍🦯
Yazı, Daredevil: Born Again'in 7. bölümüne dair spoiler içeriyor olacak.

Edis’e benzeyen genç adam Hunter Doohan’ı, Netflix'in Wednesday dizisinden tanıdığımızı fark etmişsinizdir. Orada da ürkütücü bir karaktere hayat vermişti fakat Born Again’de büründüğü bu manyak sanatçı kimliği, seriye unutulmaz bir hava kazandırdı. Ancak ne yazık ki, karakterin potansiyeli tam olarak işlenemeden sahneden çekilmesi, dizinin belki de en büyük fırsat kayıplarından biri oldu. Ya da öyle mi oldu acaba? 👀

Çizgi romanlarda Muse, tam anlamıyla bir kaçık, önceki yazılarda detaylıca konuştuk. Kanla çizdiği duvar resimleri, polislerle suçluları ustalıkla avlayışı ve hatta Daredevil’ı bile içgüdüsel bir korkuya sürükleyişi onu benzersiz kılan unsurlardan sadece bazılarıydı. Ancak dizide bu karanlık sanatsal zekâ, şaşırtıcı derecede kısa bir sürede sona erdi. Muse’un Matt ile olan son sahnesinde, duvarına işlediği kanlı mesajın altında can vermesi elbette etkileyiciydi, ama bu ölüm fazla erkendi. Onun Daredevil evreninde daha uzun süreli bir tehdide dönüşmesi gerekirken, hikâyenin bu noktasında veda etmesi izleyicileri tatmin etmekten çok şaşırtıcı bir boşluk hissi yarattı diyebiliriz.

Bana kalırsa Muse’un ölümünün aniliği, karakterin aslında ölmemiş olabileceğine dair güçlü bir kapı açıyor. Çizgi romanlarda, Muse karakteri çoğu zaman ölümle yüzleşse de tamamen yok olmaz, bunun yerine bir tür sembolik yeniden doğuş yaşar. Şeytani veya büyülü bir karakter değildir fakat bir düşünce olacak başka bedenlerde yeniden hayat bulur. Diziye bakıldığında, Muse’un son sahnesinde kanla yazdığı mesaj ve gözlerinin son bir kez parlaması, onun ölmediği ya da intikam peşinde bir şekilde geri döneceği izlenimini yaratıyor.

Dizinin, Matt’in kimliği konusunda bu bölümde attığı adımlar oldukça dikkatliydi. Daredevil olarak gece karanlığında süzülen, gölgelerin ardında dövüşen Matt’in, açıkça gündüz vakti halkın arasına karışmak zorunda kalışı, onun için nadir rastlanan bir durum. Geçtiğimiz bölümde Muse’un yarattığı kaos ve ölü bedenlerin kanlarıyla süslemiş olduğu yer altı mekânı, Matt’in ürkmesinden fazlasına neden olarak sadece bir avukat olarak değil, bir kahraman olarak da ortaya çıkması gerektiği gerçeğini yüzüne vurdu. Çünkü bu sefer şehrin ona gerçekten ihtiyacı var. 

Bir yandan da, Matt’in hayatına profesyonel ve disiplinli bir kadın olarak giren Heather, sezgileriyle onun gerçekte kim olduğunu anlamaya çalışıyor ve karakterimizin, artık psikolog hanımın şüphelerini iyice üzerine çektiğini görüyoruz.

Aynı zamanda, Matt’in avukat kimliği ile Daredevil kişiliği arasındaki sınır da giderek silikleşiyor. Kendi kurduğu hayatın içinde sıkışıp kalan Matt, kimliğini korumaya devam ederken, profesyonelliğini de elden bırakmıyor. Heather’ın giderek daha fazla soru sorması ve Matt’in buna rağmen soğukkanlılığını koruyabildiğinin gösterildiği sahne, sezonun en sağlam yazılmış diyaloglarından birini içeriyordu. Yalan söylemek konusunda fazlasıyla işi iş çıkartıyor ve "İyi bir avukatımdır," diye boşuna demiyor Murdock

Sezonun bitmesine yalnızca iki bölüm kalmışken, Born Again’in artık büyük bir ivme kazanması ve izleyiciyi sürprizlerle sarsması şart. Bu noktada Wilson Fisk’in yükselişini tamamlaması ve Matt’in avukatlık kariyerinden Daredevil kimliğine tam anlamıyla geçiş yapması bekleniyor. Muse gibi psikolojik derinliği olan bir düşmanı kısa sürede harcayan dizi, finalde daha büyük bir hamle yapmak zorunda. Söylediğim gibi Muse'un bir şekilde geri dönme ihtimali var, olmalı da.

Bunlar dışında Poindexter’ın kendisi ve Punisher'ın taklitçileri gibi daha çözmemiz gereken tonla problem var. Aksi takdirde, Daredevil: Born Again büyük vaatlerle başladığı sezonunu tatmin edici bir doruk noktasına ulaştıramayabilir. Klasik Daredevil anlatısına yakışır bir son yapmak isteniyorsa, kalan bölümlerde çok daha karanlık ve etkileyici hamleler yapmalı...


Yaren’in Köşesi
muggle’lar mı? onlar hiçbir şey görmezler ama çatal batırırsan hissederler. merhaba, ben Yaren. çocukluğumdan beri tutkunu olduğum fantastik dünyalara, filmlere, kitaplara, dizilere ve çizgi romanlara dair videolar yapıyorum. ben bu videoları yaparken çok eğleniyorum, eğer siz de bana eşlik etmek isterseniz, kanalımı takip edebilirsiniz :)
Paylaş