🤳
Yazı, Peacemaker dizisine dair spoiler içerecek.

İkinci bölüm, ilk bölümde açılan yarayı daha da derinleştiriyor. Chris’in babasının yatak odasında bulduğu çoklu evrene geçiş kapısı, daha şimdiden dizinin merkezine oturmuş durumda. Geçtiğimiz hafta izlediğimiz alternatif Peacemaker’ın trajik şekilde öldürülmesi, bu bölümde artık sadece bir şok unsuru değil, doğrudan bir sorumluluk haline geldi. Chris’in, kendi elleriyle öldürdüğü ikizinin cesedinden kurtulmak zorunda oluşu, karakterin üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.

Ama bizim Chris akıllanır mı? Hiç sanmıyorum.
“Yalnızlık İçinde Yeni Bir Evren”: ‘Peacemaker 2. Sezon 1. Bölüm’ İncelemesi
James Gunn’ın ‘Peacemaker’ ile açtığı bu yeni kapı, hem karakterin geçmişine hem de DCU’nun geleceğine ışık tutuyor.


Bu bölümün en kritik noktası sadece ceset meselesi de değil. Uzun süredir ayrı yönlere savrulmuş ekibimizi, 1. sezondan bu yana ilk defa yeniden yan yana görüyoruz. Kelebek operasyonundan sonra dağılmış, her biri farklı işlere bulaşmış karakterlerimizin yüzü bir nebze de olsa gülüyor ama açık konuşmak gerekirse bunun da uzun süreli olacağını hiç zannetmiyorum. 

Giderek büyüyen tehlike

Chris’in kâbusu bir yandan daha da büyüyor. Argus, bu defa Peacemaker’ın peşini bırakmıyor. Rick Flag’in babası, Rick Flag Sr., artık Argus’un başında. Detaylara ulaştığında, oğlunu Peacemaker’ın kendi elleriyle öldürdüğünü öğrenmesi, hikâyeyi bambaşka bir noktaya taşıyor. Chris’in geçmişinden gelen bu lanet, karakterimizin tam anlamıyla bir “kahraman” olmadığını bize bir kez daha hatırlatır nitelikte. Rick Flag’i bir flashback sahnesinde dahi olsa görmek iyi hissettirdi. Önceki DC evreninde iyi olan nadir şeylerden bir tanesiydi kendisi çünkü.

Bundan sonrasında tam anlamıyla av başlıyor. Argus, Chris’in adımlarını izlemeye koyuluyor. Babasının evinde gizlenen kapının keşfedilmesi, yaşananlar dışında muhtemelen büyük bir tehlikeyi daha beraberinde getirecek. Zira kapı sadece Chris için bir çıkış yolu değil, aynı zamanda Argus’un ellerine geçerse tüm dünyanın başına bela olacak türden bir silah. 

Bir şans daha?

Chris’in ikizini ortadan kaldırma çabası, Adrian'ın sadakatiyle birleşince daha da ilginç bir tablo çıkıyor. Biri pisliğini temizleyecek birine, diğeri ise tamamen saf duygularla arkadaşıyla bir aktiviteyi paylaşmaya ihtiyaç duyuyor. Sıradışı bir kazan-kazan durumuyla karşı karşıyayız. Aynı zamanda böylelikle de ikilimizin arasındaki bağ, ilk sezonda başladığı yolculuğun çok daha ötesinde bir noktaya geliyor. 

Asıl kritik an ise bölüm sonunda bizi bekleyen sahne. Bizim Chris’in, alternatif evrendeki benzerinin telefonunu ele geçirmesi. Telefon yalnızca teknik bir eşya değil; karakterin Emilia Harcourt’a olan hislerinin yeniden alevlenmesine vesile oluyor. Çünkü o evrendeki Chris, Emilia ile birlikteliğini sürdürüyor. Bizim Chris’in bu fırsatı cebine indirip saklaması, dizinin gelecekteki en büyük çatışmalarından birinin tohumlarını atacak diye düşünüyorum.

Bir anlık mutluluk

İkinci bölüm, belki de uzun bir süre göremeyeceğimiz kadar sıcak ve tatlı anlar barındırıyordu. Ekibi, daha doğrusu Emilia’yı tekrardan görmek, Chris’in yüzünde içten bir gülümseme oluşturuyor. Ancak dizinin genel tonunu bildiğimiz için bu mutluluğun fazla uzun sürmeyeceğini anlamak güç değil.

Chris’in elindeki telefon, bu noktada hem umut hem de lanet. Çünkü o telefondaki dünya, ona ikinci bir şans vadediyor. Fakat bu şansın bedeli, yalnızca kendisinin değil, tüm ekibin hayatını tehlikeye atabilir. İşte bu ikilem, ikinci bölümün asıl mevzusu.

Daha büyük bir oyun

Argus’un baskısı, baba Rick Flag'in öfkesi, Adrian'ın sadakati ve Chris’in Emilia’ya duyduğu özlem… Hepsi birleşince ortaya bir aksiyon değil, kocaman bir trajedi çıkıyor. Bu bölüm, kahramanların "kahraman" olmaktan çok, kendi dertleriyle boğuşan sıradan insanlar olduğunu hatırlatır biçimde işlenmiş, çok da güzel olmuş. Bu da bana kalırsa bu diziyi bağrımıza basmamızdaki en büyük etken.

Peacemaker, kendi hikâyesi içinde çizgi roman kökeninden çok daha insani bir noktaya evrildi. Çünkü biz onunla zaman geçirdikçe, Chris’in de bizden biri olduğuna neredeyse emin olmaya başladık.

James Gunn’ın bu sezon için söylediği "finalde büyük yıldızlar bizi bekliyor" sözü, bu bölümü izlerken daha da anlam kazanıyor. Çoklu evren kapısı, yalnızca alternatif bir Chris’i değil, belki de Rick Flag Junior’ı geri getirecek bir ihtimalin de kapısını aralıyor. Joel Kinnaman’ın performansını özleyenler için bu söylenti bile heyecan verici. Onun dönüşü, yalnızca bir fan-servis değil, aynı zamanda Peacemaker’ın karakter gelişimini de kökten değiştirecek bir kırılma olabilir.

Ya da; ilk bölümde bizi Hawkgirl ve Guy Gardner sürprizi karşılamıştı, sezon sonunda da uzaylı ve pelerinli bir dostla karşılaşabiliriz diye düşünüyorum. Ne dersiniz? 🫣

Asıl Kahraman Bir ‘Terrier’: ‘Superman (2025)’ Film İncelemesi
Hikâyeye tam ortasından giriyoruz; ‘Superman’ zaten ‘Superman’. Ama daha toy, daha kırılabilir ve bu sefer gerçekten yenilebilecek kadar savunmasız.

Sonuç olarak ikinci bölüm, Peacemaker’a baktığımız merceği daha da netleştiriyor: Mizahın, trajedinin ve bilimkurgunun iç içe geçtiği bir evren hikâyesi karşımızda ve Chris’in çoklu evrenle olan bağı, onu yalnızca düşmanlarının değil kendi vicdanının da hedefi haline getiriyor. Sunulan mutluluk anları kısa, acı ise uzun olacak gibi. Bu da bize, önümüzdeki bölümlerde gittikçe tehlikeli tuzaklarla karşılaşacağımızın ipucunu veriyor.

Paylaş