Bugün Paul Wesley ile özdeşleşen Stefan Salvatore karakteri, aslında kariyerinin ilk dönemlerinde olan Sebastian Stan için düşünülmüştü. Oscar adayı oyuncu, kısa süre önce Josh Horowitz’in Happy Sad Confused podcast’ine konuk olarak dizinin başrolünü neden kabul etmediğini açıkladı.

Stan’in aktardığına göre kendisine doğrudan Wesley’nin canlandırdığı Stefan rolü teklif edilmişti. Ancak oyuncu, NBC dizisi Kings’in yalnızca bir sezonun ardından iptal edilmesinin ardından yeni bir televizyon projesine başlamaya sıcak bakmıyordu. Stan, Kings deneyiminin kendisini oldukça yıprattığını ve yeniden uzun soluklu olması garanti olmayan bir diziye bağlanmak istemediğini söyledi.

Oyuncunun kararında, daha önce rol aldığı The Covenant filminin de etkisi olmuş. Doğaüstü türündeki bu yapımın ardından benzer bir dünyaya yeniden girmek istemediğini belirten Stan, sonuç olarak The Vampire Diaries teklifini geri çevirmiş.

Dizi sekiz sezon devam etti

Stan’in çekincelerinin aksine The Vampire Diaries, 2009 yılında The CW ekranlarında başladıktan sonra büyük bir başarı elde etti. Paul Wesley Stefan Salvatore’u, Ian Somerhalder Damon Salvatore’u, Nina Dobrev ise Elena Gilbert’ı canlandırdı.

Dizi toplam sekiz sezon boyunca ekranlarda kaldı ve 2017 yılında final yaptı. Böylece Stan’in o dönem korktuğu kısa ömürlü televizyon projesi, yıllarca devam eden ve geniş bir hayran kitlesi oluşturan popüler bir seriye dönüştü.

Oyuncu ise kaçırdığı fırsata rağmen kariyerinde geriye dönüp “Ne olurdu?” diye düşünmediğini söylüyor. Stan’e göre aldığı her karar, kariyerinin bugünkü noktaya ulaşmasında bir yere sahip.

“Hiçbir şeyi değiştirmezdim”

Stan, gençlik yıllarında böyle büyük bir şöhretle karşılaşmaya duygusal ve zihinsel olarak hazır olup olmadığından emin olmadığını da itiraf etti. Gossip Girl ve The Covenant gibi yapımlarla adını duyuran oyuncu, asıl büyük çıkışını ise Marvel Sinematik Evreni’nde Bucky Barnes / Winter Soldier rolüyle yaptı. Karakteri ilk kez 2011 yapımı Captain America: The First Avenger filminde canlandırdı.

Bugünden geçmişe baktığında The Vampire Diaries kararından pişmanlık duymadığını belirten Stan, gençlik dönemindeki önceliklerinin ve zihinsel durumunun çok farklı olduğunu ifade ediyor. Oyuncuya göre o dönemde Stefan Salvatore rolünü kabul etmiş olsaydı kariyerinin nasıl şekilleneceğini bilmek mümkün değil.

Stan’in yaklaşımı ise oldukça net: Yaşadığı her şeyin kendi hikâyesinin bir parçası olduğunu düşünüyor ve bugün bulunduğu noktadan geriye baktığında kariyerinde hiçbir şeyi değiştirmek istemiyor.

Kaynak: THR

Paylaş