Çizgi roman uyarlamalarında bazı karakterlerin daha geniş kitlelere ulaşabilmek adına yumuşatıldığına sık sık tanık oluyoruz. Ancak DC Comics’in en sıra dışı ve kontrol edilemez karakterlerinden biri olan Lobo için bunun mümkün olmadığını düşünenlerin başında Jason Momoa geliyor. Ünlü oyuncu, yıllardır hayranların kendisine yakıştırdığı karakteri nihayet canlandırmaya hazırlanırken, olası bir solo film hakkında da oldukça net konuştu.

Verdiği röportajda konuşan Momoa, gelecekte bir Lobo filmi çekilmesi ihtimaline kapıyı tamamen kapatmadı. Ancak bunun gerçekleşmesi için vazgeçilmez bir şartı olduğunu söyledi: Film mutlaka R dereceli olmalı.

Oyuncu, “İstediğim tek şey bu. Şunu açıkça söyleyeyim; PG-13 bir Lobo filmi yapmakla ilgilenmiyorum. Başka filmlerde yer almamı isterlerse elbette orada olurum. Ama bir solo film yapacaksam, bunun R dereceli olması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Bu açıklama, karakterin çizgi romanlardaki doğasına sadık kalınmasını isteyen hayranlar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Çünkü Lobo’nun cazibesi tam da kurallara sığmayan, aşırı şiddet içeren ve sınır tanımayan kişiliğinden geliyor.

PG-13 bir film Lobo hayranlarını tatmin etmeyebilir

Lobo, DC evreninin geleneksel kahramanlarından çok farklı bir figür. Küfürlü dili, acımasız yöntemleri ve kaosu körükleyen tavırlarıyla karakter, yıllar boyunca çizgi roman dünyasının en uç örneklerinden biri olarak öne çıktı.

Bu nedenle birçok hayran, karakterin aile dostu bir yapıya dönüştürülmesinin Lobo’nun özünü kaybettireceğini düşünüyor. Bir PG-13 yapımda yardımcı karakter olarak yer alması mümkün görünse de, merkezinde Lobo’nun bulunduğu bir hikâyenin sansürlenmiş bir versiyonunun beklenen etkiyi yaratamayacağı görüşü yaygın.

Momoa da aynı düşünceyi paylaşıyor. Röportaj sırasında gazeteci Steve Weintraub’un “R dereceli bir Lobo filmini gerçekleşmesini zorlamaya çalışıyorum” şeklindeki esprisine oyuncu, “Ben de seninle birlikte bunu istiyorum. Ama mutlaka R dereceli olmalı.” diyerek yanıt verdi.

DC’nin en çılgın anti-kahramanı

Roger Slifer ve Keith Giffen tarafından 1983 yılında yaratılan Lobo, Czarnia gezegeninden gelen galaksiler arası bir ödül avcısı. Karakterin en meşhur özelliklerinden biri ise, kendi türünü yalnızca eğlenceli bulduğu için yok etmiş olması.

İnsanüstü güce sahip olan Lobo neredeyse öldürülemez bir yapıya sahip. Ağır yaraları kısa sürede iyileştirebiliyor ve uzayda dev motosikletiyle dolaşarak para karşılığında hedeflerinin peşine düşüyor. Teknik olarak bir kötü karakter olsa da, çoğu zaman çıkarları doğrultusunda hareket eden ve zaman zaman kahramanlarla da iş birliği yapan kaotik bir anti-kahraman olarak tanımlanıyor.

1990’lı yıllarda büyük popülerlik kazanan karakter, dönemin aşırı karanlık ve sert çizgi roman kahramanlarının bir parodisi olarak yaratılmıştı. Ancak zamanla bu abartılı tavrı sayesinde DC’nin en sevilen figürlerinden biri hâline geldi.

Craig Gillespie’nin yönettiği ve Ana Nogueira’nın kaleme aldığı Supergirl'de Milly Alcock, Kara Zor-El rolüyle başrolde yer alırken; Matthias Schoenaerts, Eve Ridley, David Krumholtz, Emily Beecham ve David Corenswet de oyuncu kadrosunda bulunuyor. Jason Momoa’nın merakla beklenen Lobo performansını içeren film, 26 Haziran’da sinemalarda gösterime girecek.

Kaynak: Collider

Paylaş