Korku sinemasının iki önemli ismi Jason Blum ve James Wan, Universal Studios'ta düzenlenen Produced By Conference kapsamında sinema sektörünün geleceği, salon deneyiminin yeniden yükselişi ve Blumhouse ve Atomic Monster ortaklığının uzun vadeli hedefleri hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. İkilinin gündeminde ise son dönemin en çok konuşulan korku yapımları olan Obsession ve Backrooms vardı.

Genç yeteneklerin yükselişi gişede karşılık buluyor

Jason Blum'a göre Obsession ve Backrooms yalnızca ticari başarılarıyla değil, temsil ettikleri yeni yaratıcı kuşağın gücüyle de sektör için önemli bir dönüm noktası.

26 yaşındaki YouTuber Curry Barker tarafından yazılıp yönetilen Obsession, yalnızca 750 bin dolarlık bütçeyle çekildi. Focus Features ve Blumhouse ortaklığında 15 Mayıs'ta vizyona giren film, ikinci ve üçüncü hafta sonlarında gişe gelirlerini artırmayı başararak dikkat çekti. Blum, bunun son derece sıra dışı bir başarı olduğunun altını çizdi.

Pandemi sonrasında sinema salonlarının geleceğine dair karamsar bir havanın oluştuğunu söyleyen yapımcı, bu iki filmin söz konusu algıyı değiştirmeye başladığını düşünüyor:

“COVID'den sonra sinema salonları için bir durgunluk hissi vardı. İnsanlar sinemanın hâlâ önemli olup olmadığını sorguluyordu. Obsession ve Backrooms ise farklı türde filmler. Geleneksel yollarla yetişmemiş, yeteneklerini internet üzerinde geliştirmiş yönetmenlerin işleri.”

Öte yandan yalnızca 20 yaşındaki Kane Parsons'ın viral YouTube kısa film serisinden uyarlanan Backrooms, A24 tarihinin en büyük açılışlarından birine imza atmaya hazırlanıyor. Yaklaşık 10 milyon dolarlık bütçeyle hayata geçirilen yapımın ilk hafta sonunda 90 milyon dolara kadar ulaşabileceği konuşuluyor.

“1970'lerin ruhunu hatırlatıyor”

Blum ve Wan'a göre bu yeni dalga, korku sinemasında 1970'lerde yaşanan yaratıcı patlamayı anımsatıyor.

Blum, genç yönetmenlerin alışılmış kalıpların dışına çıkan cesur işler ürettiklerini belirterek şunları söyledi:

Backrooms ve Obsession tuhaf, sıra dışı ve çılgın filmler. Bana 1970'lerde ortaya çıkan genç sinemacı kuşağını hatırlatıyorlar. Uzun süre sinema salonlarından uzak büyüyen gençler, nihayet kendileri için yapılmış filmler buluyor.”

Yapımcı ayrıca Obsession'ın gişe performansının modern dönemde neredeyse eşi benzeri görülmemiş bir başarı olduğunu vurguladı. Film, açılış hafta sonrasının ardından iki hafta üst üste yükseliş göstermeyi başardı. Blum'a göre bu ölçekte bir performans, onlarca yıldır görülmemiş bir durum.

İkili ayrıca çevrimiçi içerik üreticiliğinden gelen isimlerle çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Geliştirilmekte olan yeni Blair Witch Project uyarlaması da kariyerine internet üzerinden başlayan yapımcı Dylan Clark tarafından hazırlanıyor.

Değişime ayak uydurmak

Panel sırasında söz alan James Wan ise korku sinemasına olan tutkusunun çocukluk yıllarına dayandığını anlattı. 1980'ler ve 1990'ların korku filmleriyle büyüdüğünü söyleyen yönetmen, özellikle John Carpenter ve Wes Craven gibi ustalardan ilham aldığını ifade etti.

Saw, Insidious ve The Conjuring gibi modern korku klasikleriyle türün en etkili isimlerinden biri haline gelen Wan, korku filmlerinin sektör açısından taşıdığı öneme de dikkat çekti:

“Bunu dinlemek isteyen herkese söylüyorum: Korku türü, eğlence endüstrisini kurtarmaya devam ediyor.”

2024 yılında birleşmelerini resmen tamamlayan Blumhouse ve Atomic Monster ise geleceğe dair oldukça iddialı planlar yapıyor. Televizyon, oyun ve canlı etkinlik alanlarında da faaliyet gösteren şirketlerin ortak hedefi, izleyici alışkanlıklarındaki değişimi yakından takip etmek ve başarıya rağmen kendilerini tekrar etmeye düşmemek.

Blum ve Wan'ın mesajı net: Korku sineması yalnızca hayatta kalmıyor, aynı zamanda yeni nesil yaratıcıların öncülüğünde Hollywood'un geleceğini yeniden şekillendiriyor.

Kaynak: THR

Paylaş