LGBTQ+ medya savunuculuğu kuruluşu GLAAD, sinemadaki LGBTQ+ temsilini inceleyen yıllık araştırmasının 14. edisyonunu yayımladı. Daha önce Studio Responsibility Index adıyla bilinen çalışma, bu yıl itibarıyla Where We Are in Film adını taşıyor.
Araştırma, 1 Ocak-31 Aralık 2025 tarihleri arasında ABD’nin en büyük 10 stüdyo dağıtımcısı tarafından yayımlanan filmleri kapsıyor. İncelemeye dahil edilen şirketler arasında A24, Amazon MGM Studios, Apple TV, Lionsgate, NBCUniversal, Netflix, Paramount Pictures, Sony Pictures, The Walt Disney Company ve Warner Bros. Discovery yer alıyor.

Rapora göre geçen yıl yayınlanan 225 filmin yalnızca 46’sında LGBTQ+ karakter bulunuyordu. Bu oran yüzde 20,4’e karşılık geliyor. Bir önceki yıl ise 250 filmin 59’unda LGBTQ+ karakter yer almış ve oran yüzde 23,6 olarak ölçülmüştü. Düşüş eğilimi 2023’te kaydedilen yüzde 28,5’lik rekor seviyeden bu yana aralıksız devam ediyor.
Karakter sayısında da dikkat çekici bir gerileme yaşandı. 2024 yılında 181 LGBTQ+ karakter tespit edilirken, bu sayı 2025’te 112’ye düştü.
Aile filmlerinde ve trans temsilinde sıfır noktası

Raporun en çarpıcı bulgularından biri, aile ve animasyon kategorisinde ortaya çıktı. PG ve daha düşük yaş sınıflandırmasına sahip 19 animasyon/aile filminin hiçbirinde LGBTQ+ karakter bulunmadığı belirtildi.
Bununla birlikte, araştırmaya dahil edilen 225 film arasında tek bir trans karakterin dahi yer almaması dikkat çekti. GLAAD, renkli tenli LGBTQ+ karakterlerin sayısının da bir önceki yıla göre yüzde 36 oranında azaldığını açıkladı.
Biseksüel temsilinde de düşüş yaşandı. LGBTQ+ karakter içeren 46 filmin yalnızca 10’unda biseksüel bir karakter bulunuyordu. Bu oran yüzde 22 olarak kaydedilirken, bir önceki yıl yüzde 25 seviyesindeydi.
Korku türü öne çıkıyor, GLAAD stüdyoları uyarıyor

Araştırmada, LGBTQ+ görünürlüğü açısından korku sineması “umut veren alanlardan biri” olarak gösterildi. I Know What You Did Last Summer, The Parenting, Companions ve Weapons gibi yapımlar, kapsayıcı karakter temsiliyle öne çıkan örnekler arasında sıralandı.
GLAAD ayrıca 15 ila 90 milyon dolar bütçeli orta ölçekli yapımların LGBTQ+ hikâyelerine alan açmaya devam ettiğini vurguladı.
Kuruluşun Başkanı ve CEO’su Sarah Kate Ellis, sektörün bu karakterlere yatırım yapmaması halinde genç izleyici kitlesini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Ellis’e göre izleyiciler, kendilerini temsil eden hikâyeleri bulabilecekleri alternatif mecralara yöneliyor.

GLAAD’ın Eğlence Araştırmaları Kıdemli Direktörü Megan Townsend ise özellikle Z Kuşağı’nın sinema endüstrisi için kritik önem taşıdığına dikkat çekti. Townsend, Kuzey Amerika’daki sinema seyircilerinin en büyük bölümünü oluşturan Z Kuşağı içerisinde LGBTQ+ bireylerin oranının da en yüksek seviyede bulunduğunu belirterek, stüdyoların genç izleyicilerle bağ kurmak ve gişe gelirlerini korumak istiyorsa bu kitlenin temsil edilmesini göz ardı edemeyeceğini ifade etti.
Bu yılki raporla birlikte GLAAD, metodolojisini de güncelledi. Kuruluş artık karakterleri ekranda kalma sürelerine göre değil, hikâye içindeki anlatısal önemlerine göre değerlendiriyor. Ayrıca uzun yıllardır kullanılan puanlama sistemini de tamamen kaldırmış durumda.
Kaynak: THR

Yorumlar