Zaman yolculuğu denince akla gelen ilk yapımlardan biri olan Back to the Future, yalnızca eğlenceli hikâyesiyle değil, perde arkasındaki yaratım süreciyle de sinema tarihinin en ilginç yapımlarından biri olarak görülüyor. Yönetmen Robert Zemeckis ve senarist Bob Gale’in uzun süre stüdyo bulmakta zorlandığı film, bugün kusursuz kabul edilen finalini ise son anda değiştirmişti.

Ortaya çıkan eski storyboard çizimlerine göre Marty McFly’nin eve dönüşü başlangıçta yıldırım değil, bir nükleer bomba sayesinde gerçekleşecekti.

İlk finalde DeLorean bir nükleer patlamanın içinden geçiyordu

2016 yılında gün yüzüne çıkan ve film için hazırlanan kullanılmamış storyboard çizimleri, Back to the Future'ın ilk final planını ortaya koydu. Çizimlerde ABD ordusunun çölde gerçekleştirdiği bir nükleer bomba testi görülüyor.

Doc Brown, Marty’nin tam patlama anında test alanına girmesini sağlayacak şekilde hesap yapıyor. Marty ise DeLorean DMC-12 ile test sahasına doğru ilerliyor ve bomba patladığı anda saatte 88 mile ulaşarak zaman yolculuğunu gerçekleştiriyor.

Patlamanın ardından sahte şehrin dev mantar bulutu içinde yok olduğu görülüyor, ardından hikâye 1985’e dönüyordu. Ancak bu fikir, hem ton açısından fazla karanlık bulunmuş hem de bütçe nedeniyle rafa kaldırılmıştı.

Bob Gale, yıllar sonra yaptığı açıklamada bu finalin iptal edilmesindeki en büyük nedenin maliyet olduğunu söyledi. Çölde dev bir set kurmanın filme yaklaşık 1 milyon dolar ek yük getireceği belirtilmişti.

Yıldırımlı final filmin ruhunu korudu

Filmin bugün hafızalara kazınan finalinde ise Marty, Hill Valley saat kulesine düşecek yıldırımı kullanarak 1985’e geri dönüyor. Bu sahne yalnızca teknik açıdan değil, dramatik gerilim bakımından da filmin en güçlü anlarından biri kabul ediliyor.

Özellikle Doc Brown’ın elektrik kablosunu yetiştirmeye çalıştığı sekans ve Marty’nin zamanla yarışması, filmin macera ruhunu zirveye taşıyor. Dahası, hikâyenin odağını insan ilişkileri ve karakter gelişimi üzerinde tutuyor.

Senaryonun erken versiyonlarında Doc Brown’ın Marty’nin kendisine yazdığı ölüm uyarısı mektubunu tamamen yok ettiği de düşünülmüştü. Ancak storyboard sanatçısı Andrew Probert’in önerisiyle mektup parçalarının Doc’un cebinde kalmasına karar verildi. Böylece karakterin hayatta kalması seyirci için gerçek bir sürprize dönüştü.

Serinin daha karanlık sahneleri vardı

Back to the Future serisi yalnızca bu iptal edilen finalle değil, kesilen karanlık sahneleriyle de dikkat çekiyor. Back to the Future Part II için çekilen ancak kullanılmayan bir sahnede Marty’nin kardeşi Dave’in alkolik bir halde gösterildiği biliniyor.

Back to the Future Part III filminde ise Buford Tannen’ın bir şerifi küçük oğlunun önünde vurduğu çok daha sert bir sekans çekilmiş ancak final kurgusundan çıkarılmıştı.

Tüm bu kararlar, serinin neden hâlâ onlarca yıl sonra bile sıcak, eğlenceli ve zamansız hissettirdiğini de açıklıyor. Çünkü Back to the Future, kıyamet senaryolarından çok Marty McFly ile Doc Brown’ın dostluğuna odaklandığında gerçek gücünü buluyor.

Kaynak: Collider

Paylaş